01/09/2015
2015-2016 Yeni Adli Yıl Açılış nedeni ile Baromu Avukatları,Stajyerleri,Osmaniye Adliyesi Hakim-Savcı ve personeli Valilik eski binası önünde gerçekleştirilen Çelenk Sunumu,Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunduğu Törene katılmışlardır.Daha sonra Baromuz Av.Mümin ACAR Toplantı Salonunda Baro Başkanımız Av.Dilem AKSOY basın açıklaması yapmıştır.Basın açıklamasına çok sayıda meslektaşımız ve basın mensupları katılmıştır.Bizde yeniden Osmaniye Barosu Yönetim Kurulu olarak tüm Hukuk Camiasının Yeni Adli Yılı'nı kutlar,başarı ve mutluluk dileriz.Osmaniye Barosu Yönetim Kurulu Baro Başkanımız Av.Dilem AKSOY'un Yeni Adli Yıl Açılışında Yapmış Olduğu Konuşma Metni; Yargının kurucu unsurlarından avukatlık mesleğini icra eden vefakar,cefakar,yüzyıllardır özgürlük mücadelesinin önderi olmuş kıymetli meslektaşlarım ,Osmaniye Barosunun kıymetli stajyer avukatları ve değerli basın mensupları sizleri Osmaniye Barosu Yönetim Kurulu ve tüm organları adına saygıyla selamlıyorum. 2015-2016 Adli yılının hukukun üstünlüğüne olan inancımızla ülkemize ve milletimize ve siz kıymetli meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyoruz. Kıymetli meslektaşlarım öncelikle aramızdan ayrılan tüm yargı mensubu meslektaşlarımızı rahmet ve minnetle anarken ülkemizde son günlerde yaşanan terör olayları neticesi yaşamını yitiren şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyoruz. Evet ülkemiz neredeyse her gün şehit haberleri ile hepimizin ve belki de 20 günde 7 şehit ile en çokta Osmaniye'mizin canını yakan sancılı günlerden geçmektedir. Şiddet şiddeti doğurmakta ve bundan beslenen ortam Türkiye'yi kan gölüne çevirmektedir.Temmuz ayından itibaren ülkede gittikçe artan şiddet sarmalının bir an evvel son bulmasını ,kan üzerinden siyaseti esas alan ,şiddet ve intikamı besleyen ve ortak aklı reddeden siyaset anlayışının son bulmasını istemekteyiz. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey demokrasi ve hukuk devletidir. Hukukla sorunu olan değil,hukuku ve hukukun üstünlüğünü içselleştiren, demokrasiyi olmazsa olmaz gören bir yönetim ve devlet anlayışı terörde dahil tüm sorunlarımızın çözümünde tek anahtar olacaktır. Koşulsuz ve amasız teröre terör denip şiddet ortamı koşulsuz ve amasız durdurulmalıdır.Şiddet ve savaş söylemleri bir tarafa bırakılmalıdır. Bu bağlamda ihtiyacımız olan tek şey ise koşulsuz demokrasidir. Yargı sorunlarını ise ülkenin güvenlik ya da terör sorunlarından bağımsız düşünemeyeceğimiz açıktır. Ne yazık ki son yıllarda yargı kurumlan ve yargı kurumlarının örgütlendiği yapıları ile bu kurumların işleyişlerine yönelik düzenlemeler demokratik işleyiş ve hukuk devleti algısına dayanmamaktadır. Ülkemizde hukukçu olarak işimizin ne kadar zor Olduğunun bilincindeyiz. Hâkim ve Savaların önünde dosyaların yığıldığı, örgütlenme haklarının olmadığı, Avukatların yer? geldiğinde serbest meslek, yeri geldiğinde kamu görevlisi olarak kabul edildiği, ama kamu adına verilen bu yetkileri kullanmaya gelince bin bir engel çıkarıldığı,ancak sorumluluk anlamında kamu görevlisi olduğunun hatırlanıldığı,yasal bîr takım güvenceleri olmasına rağmen rahat bir şekilde soruşturma ve kovuşturmaya maruz kaldıkları ,dosya inceleme yetkilerinin kısıtlandığı, yapılan her yanlışta tüm camiamızın karalanmaya çalışıldığı, görev üstlendikleri davalarda müvekkil ile özdeşleştirildiği fiiliyatta yargının kurucu unsuru olmaması için yollarının tıkandığı, her gün adliyede görev ifa etmelerine rağmen Adalet Komisyonlarında yerlerinin bulunmadıkları bir sistemde; hep birlikte hukuk zemininden uzaklaşmadan mücadele ederek bu engelleri aşma ve eksiklikleri tamamlama durumundayız. Bizler bağımsız yargının kurucu unsuru avukatlar olarak demokratik hukuk devletlerinde olduğu gibi ; Silahların eşitliği prensibine saygı duyulmasını istiyoruz, Savunma görevi nedeni ile savunduğumuz kişi ve kurumlarla özdeşleştirilmek istemiyoruz,Yargılamayı tamamlayan değil engelleyen bir unsur olarak görülmek istemiyoruz, Savunma hakkının lüks olmaktan çıkarılmasını, Avukatlık hizmetlerindeki KDV'nin % 18 den aşağıya çekilmesini istiyoruz,CMK uyarınca görevlendirilen müdafilerin ücretlerinin Avukatlık asgarî ücret seviyesine yükseltilmesini istiyoruz ,Savunduğumuz kişiler adına bilgi ve belgelere sıkıntı çekmeden ulaşmak istiyoruz, Yargıya Bağlı Adli Kolluk kurulmasını istiyoruz, Mantar gibi çoğalan hukuk fakülteleri ise hem mesleki kaliteyi olumsuz yönde etkilemekte hem de meslektaşın ekonomisini zorlamaktadır ;bu nedenle Hukuk Fakültelerinin açılmasının sıkı kurallara bağlanmasını istiyoruz, dünyada nerdeyse hiçbir çağdaş hukuk devletinde sınavsız avukatlık kalmamış iken ve anayasa mahkemesi kararı var iken ülkemizde de Avukatlığa Kabul sınavının getirilmesini istiyoruz,Meslek İçi Eğitimin Zorunlu hale getirilmesini istiyoruz, Bölge adliyelerinin bir an önce faaliyete geçirilmesini istiyoruz, Ülkemizde evrensel hukuk normlarına aykırı yasa tekniğinin kullanılarak yasa yapılmasını istemiyoruz,Avukat Stajyerlerine de Hâkim Savcı Stajyerleri gibi sosyal haklar ve ücret verilmesini istiyoruz,Avukatlığın ekonomik sıkıntısının giderilmesi için Mesleki faaliyet alanının genişletilmesini Kamuda ve Özel Sektörde Avukatlık Kadrolarının arttırılmasını istiyoruz, Ülke şartlarına , meslek ihtiyaçlarına ve çağa uygun Avukatlık yasası çalışmasını tüm baroların ve avukatların aktif katılımı ile bir an önce çıkarılmasını istiyoruz ve Acele ile düzenlenen Sulh ceza Hakimliklerinin yapısı ve işleyişinin yeniden düzenlenmesini ve tüm demokratik hukuk devletlerinde olduğu gibi tutuklama müessesesinin bizde de İstisna olmasını İstiyoruz, Hukukun üstünlüğü ile sağlanacak huzur ve barış ortamında yargı iki erkten bağımsız olmak zorundadır. Bağımsızlığı olmayan bir yargı, süreç içerisinde siyasallaşacağı gibi tarafsızlığını da yitirecektir.Bu durumun ise kişilerin adalet duygusunu zedeleyeceği şüphesizdir.Bu güne kadar olduğu gibi bu günden sonrada hayatlarını hukukun üstünlüğüne /yargı bağımsızlığına adamış binlerce yargı mensubu meslektaşımız bu ülkenin insanlarının zedelenen adalet duygusunu onarmak adına mücadeleye devam edecektir. Ancak ,sadece demokratik hukuk devletlerinde etkin ve yargının kurucu unsuru niteliği taşıyan bağımsız savunmadan bahsedilir ve bağımsız savunmanın olmadığı rejimlerde ise yargının diğer unsurları devletin memuru olmaya mahkum olurlar. Yargı ,gücün yada güçlünün değil hakkin ve haklının yanında durmaya devam edecektir.Güç yada güçlü değişse de değişmeyen tek şey haktır. Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinde hukuk devletine,yargı bağımsızlığına ve temel hak ve özgürlüklere olan inancımızla yeni adli yılın yargı mensuplarının sorunlarının çözüldüğü , mesleğin onuruna yaraşır uygun çalışma ortamlarına kavuşturulduğu ve tüm vatandaşlar için adaletin tecelli edeceği bir yıl olması dileği ile hayırlı olmasını diliyorum.01.09.2015 En içten saygılarımla Av.Dilem AKSOY Osmaniye Baro Başkanı
Diğer Haberler