Uygur Türklerine Yapılan Katliam İle İlgili Basın Bildirisi
Birkaç günden bu yana Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan bölgesinde Çin Yerlileri Hanlar ile Uygur Türkleri arasında baş gösteren olaylar zinciri hepimizin dikkatini buraya yönlendirdi. İlk başta işçi grupları arasında başladığı belirtilen olayların kısa bir sürede Çin asker ve polislerinin Uygur Türklerine yönelik öldürme, yaralama, yakalama ve tutuklama eylemleriyle birleşmesi olayların vahametini arttırdı. Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine yönelik Çin Halk Cumhuriyeti Devleti tarafından yapılan eylemleri sistemli bir sindirme ve yok etme politikası olarak değerlendirmekteyiz. Binlerce yıldan bu yana yaşadıkları topraklarda rahat yüzü görmeyen, işkence gören, yaşama hakları hiçe sayılan, düşünce ve inanç hürriyetleri ellerinden alınan, sistemli bir asimilasyon politikasına kurban edilmek istenen, hukuk, adalet ve insaftan uzak kanlı ellerin kurbanı olan kardeşlerimize Allah’tan sabır ve rahmet diliyoruz. Onların haklı davalarının, insanlık onur ve şereflerini korumak adına attıkları her adımın maddi ve manevi destekçisi olduğumuzu tüm dünyaya ilan ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaretinden kısa bir süre sonra bu vahşet dolu olaylar zincirinin başlaması da büyük üzüntü vericidir. Çok kısa bir sürede binlerce Uygur Türkünün ölümüne neden olan olaylar zincirine dünya kamuoyunun sessiz kalması da kahredici bir vurdumduymazlıktır. Ne yazık ki Türk ve Müslüman kanı uluslar arası platformda önemsenmemekte, birkaç cılız tepkiden öteye geçmeyen demeçlerle vahşetler görmezden gelinmektedir. Çin yetkililerin Uygur Türklerini kastederek isyancıların (!) idam cezaları ile cezalandırılacağı yönündeki açıklamaları dünyaya meydan okuma niteliğindedir. Bölgede meydana gelen olaylar Çin asker ve polisinin orantısız güç kullandığını ve insanlık suçu işlediğini de göstermektedir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm devlet görevlilerinin bu olaya sessiz kalmaması, daha fazla masumun zarar görmemesi için siyasi ve ekonomik tedbirlerin derhal yürürlüğe konulması gerektiğini düşünüyoruz. Osmaniye Barosu olarak Çin Halk Cumhuriyeti Devleti’nin yüzlerce yıla yayılmış orantısız güç kullanımı ve insanlık suçu oluşturan eylemlerini kınıyor, tüm sivil toplum örgütlerinin ve meslek teşekküllerinin olaylara sessiz kalmayarak demokratik tepkilerini göstermelerini bekliyoruz… Av. H. Hüseyin SEZGİN OSMANİYE BAROSU BAŞKANI